İzleyiciler

29 Şubat 2012

Tek Albümlük Ünlüler...

   Selam canım. Nasılsın? Bende iyiyim evvela. Kar gitmeyecek diyorlar.. Ona göre sıkı giyin evlat. 

   İki haftadır bir şey yazmıyordum ve artık sıkıldım, Oscar yazayım dedim ben yazana kadar iki milyar kişi yazdı zaten. Büyük blogger'lar! hepsi pek bir orjinal efenime söyleyeyim..
   Biz burada değişik bir şey yazacağız diye bir yerimizi yırtıyoruz ama... 

   Neyse. Oturdum düşündüm.. AMA İMKANSIZ! Aklıma orjinal bir şeyler gelmedi. Sonra bundan yaklaşık tam bir saat önce bir arkadaşımla facebook statüsleri üzerinden sohbet ederken bir kıvılcım oluştu.. 

   Tek bir albüm çıkartıp, ses getiren ama sonra ortadan yok olan ünlüler!!

   Kendimi tebrikledim bu fikir karşısında    >.<   Bunu gelenekselleştirip her çarşamba günleri fix olarak yapmaya karar verdim ayrıca. Takip edin o nedenle ısrarla.


   Bugün için 90'lardan; yani benim çocukluğumdan iki isim buldum. Benim için önemli, bende iz bırakan, hiç unutmadığım iki isim. Birisi Fatih Erdemci diğeri ise Ayşe- yeşil saçları ile çok olay olmuştu-.













   Evet hatırlamayan? İkisi de şarkıları ile döneme damgasını vurup sırra kadem bastı. Onları hatırlamak isteyenler için de birer parçaları aşağıda ^.^

Fatih  Erdemci

Ayşe


   Daha sık görmek istediğini duyar gibiyim. Evet elimden geldiğince seninle birlikte olmaya çalışacağım.

   Teenager iken ne mi dinlerdim? Bu soruyu sormamalıydın =) Maxx.....


13 Şubat 2012

Simay bülbül : Deriyi Dokuyan Kadın.

   IFW bitti ama yankıları sürüyor. 8-11 şubat arasında tüm moda düşkünlerini, komplekslilerini, sürtüklerini, kokonalarını, leoparları, benim gibi bir büyük blogger'dan davetiye kazanmış zavallıları - Alışveriş Cini sağolsun =) - bir araya getiren yegane etkinlikti kendisi. Velhasıl, böyle modacılar açısından iyi ama organizasyon açısından sıfır bir programdı.

Dört günlük bu serüvende ben en çok Simay Bülbül tasarımlarını merak ediyordum. Çünkü geçen sene sadece bir sunum ile bizi geçiştirdi ama bu sene sunumla geçiştiremezdi. Simay Bülbül ile ilgili bilgisi olanlar bilir ki, deriyi sanki kağıtmış gibi şekillendirip, onunla ince oya işler yapmakta oldukça usta. Neredeyse her tasarımında deri mevcut. 
   (fotoğraf:in style)

Bu sene yaptığı defile itaf edildiği kişi açısından oldukça önemliydi. Simay bülbül her sene koleksiyonunda önemli bir kadını baz alarak hazırlar ve bu seneki koleksiyonu ilk Türkiye ve Dünya güzeli Keriman Halis Ece içindi.
Bu nedenle defilede saç, makyaj gibi detayların hepsi Ece'nin dönemini yansıtacak şekilde hazırlanmıştı.








 Simay olağanüstü derecede usta bir işçilik ile soldaki pek nadide eseri yaratmış. defile öncesi ilk twitter'a sızan elbise de oydu ayrıca.







Bu sene simay temelde üç renk üzerinde durmuş. Bordo,füme ve beyaz. Defilenin geçişleri uygun olsun diye ara tonlar da kullanılmış tabii ki =)













 Koleksiyonda kürk, hırka, tül, jakarlı kumaşlar, payet, şifon, drape, degaje, v yaka, derin göğüs ve sırt dekolteleri mevcut.














Koleksiyonun tamamı aslında 50 parçadan oluşuyor. Didem Soydan defilenin baş mankeni iken, defilenin ana sponsoru trendyol idi.







   Gülümsememi neye mi borçluyum? Hiç sormayacaksın sandım.. Maxx.





12 Şubat 2012

Otel odalarında ölen ünlüler: Ölmek için doğru yer mi?

  Bu sabah hepimizin bildiği ve birçoğumuzun sevdiği birinin ölüm haberini öğrendim. Sizler de çoktan duymuşsunuzdur.
   "The Bodyguard" filmi ve "i will always love you" soundtracki ile hafızalarımıza kazınmış oyuncu, şarkıcı, söz yazarı, piyanist, film yapımcısı ve model olan Whitney Houston'un ölümünden söz ediyorum.

   Whitney, Los angeles Beverly Hilton Oteli'nde ölü bulundu. 48 yaşında iken hayata gözlerini yuman Whitney'in şu an için kesin ölüm nedeni bilinmiyor.

   Ancak otel odasında ölen tek ünlü isim o değil. Onunla ayn kaderi paylaşarak ölen birçok isim mevcut. Ben sizleri için bu efsane isimlerden beşini buldum.

   Whitney'i saymazsak, beşinci sırada Paul Gray var. 2010'da 38 yaşında iken hayatını kaybeden Paul, Slipknot grubunun 2 numaralı üyesi, basçısı ve de geri vokaliydi. Sol eli ile çalmasıyla ünlüydü. Towneplace Suites Otelinde eşi tarafından ölü bulundu.

   Dördüncü sırada batı Hollywood'daki Sunset bulvarında bulunan The chateu Marmont'ta ölen John belushi var.Günümüzde de devam eden Saturday Night Live' ın kurucu ekibinde yer alan ünlü komedyen öldüğünde sadece 33 yaşında idi. Öldüğü gece Robin Williams ve Robert De Niro tarafından ziyaret edilmişti.

   Otel odasında ölen ünlüler listesindeki üçüncü sırada, Jimmy Hendrix var. Oda bir 27 yaş vakası aslında.. londra'daki Hotel Samarkand'ın zemin katında aşırı doz ilaç alımından dolayı kusmuş ama baygınlıktan dolayı kusmuğunda boğularak ölmüştür. 

   Listenin ikinci sırasında  Coco Chanel var. Yani tam adı ile söylersek, Gabrielle Bonheur "Coco" Chanel.herkes ona coco diyordu ve lakabıyla ömür boyu yaşadı. 87 yaşında iken,1971'de Paris Ritz'te ölü olarak bulundu. 30 yıldır orada yaşıyordu. Modern çağın modasını kuran isim olarak tanındı.

   Ve birinci sırada bence ölmeyi hiçbir zaman hak etmemiş bir isim olan Anna Nicole Smith var. 2007 yılında, Seminole Hard Rock Hotel and Casino'nun 607 nolu odasında ölü olarak bulundu. 1993'te playboy dergisi tarafından yılın en güzel playmate'i seçilen Anna öldüğünde sadece 39 yaşında idi.


   Nasıl ve nerede mi ölmek isterdim? Hiç sormayacaksın sandım =) Maxx....

Jeremy Scott : Adidas 2012 collection

   Selaaam! Nasılsın? Bir haftadır görüşemiyoruz... Okul başladığından beri bir türlü zaman ayıramadım sana. Bu nedenle hafta sonu boş vakti bulmuşken kendime dedim ki "işe koyul!".


   Geçen günlerde internette öyle amaçsız zamanlardan birinde, bir ayakkabı ilişti gözüme. Böyle kanatlı manatlı. Sonra baktım ki benim merakla beklediğim, Jeremy Scott tarafından Adidas için tasarlanmış ayakkabılardan birisiymiş... Onların Görsellerinin sunulduğunu, Adidad'ın webpage'ine konulduğunu o an fark ettim. Ve hemen senin de ilgini çekecek görseller araştırdım.


   Jeremy Scott ilginç bir tarzı olan tasarımcı.Neredeyse tüm ünlülerin o gördüğünüz ilginç tasarım elbiselerinden birisi ona ait. Eğer tasarım yağacağı marka bir tema belirtmez ise ilham kaynağı olarak kendisi amerikan popüler kültürünü kullandığını söylüyor. Her sene fransız Longchamp için son birkaç senedir aralıksız bir koleksiyon çıkartan Jeremy, Adidas içinde 2010 yılında beri bir koleksiyon hazırlıyor.
   
   Adidas için tasarladıklarında da amerikan popüler kültüründen esinlendiğini söylüyor beyimiz. Desenlere bakınca patates kızartması bile mevcut =) Mickey Mouse'u desenlerinde kullanarak ikonlaştıran bu isim Adidas içinde kullanmış bu mickey'i. Daha fazla zaman kaybetmeden ayakkabı koleksiyonundan başlayalım.

Jeremy Mickey Mouse'u ayakkabıya değil, ayakkabıyı Mickey Mouse'a uyarlamış.

Bu alevler direkt olarak Hot Wheels! Ya da Harley =)

Üç dili olan bir ayakkabı..Ba-yıl-dım!

Kanatlar bu kadar güzel durabilir mi? Efsanevi olmuşlar.

Birazcık Louboutin'den esinlenmiş sanki=)

Ve ve ve.. Tasarımın dibine vurmuş. Corcik püsküllerini üç kat yapmak ve onu sneakersa oldurtmak.. !

Swarovski kaplı bir sneakers? Bana göre değil ama görüntüsü gerçekten hoş.. Yinede usta eli değmiş bir fikir olduğu belli. 

Siz hiç transparan bir sneakers gördünüz mü? Hemde kanatlı!! kesinlikle alınası!

Like a rainbow diyeceğim ama değil. Daha da fazlası.. Çok sağlam görünüyorlar.


   Evet sırada ise eşofmanlar ve türevleri var. Jeremy onlarda da dediğim gibi Amerikan popüler kültürünü yansıtan patates kızarması, Amerikan bayrağı, basketbol, müzik ve 80'lerde Amerika'da artan afro-amerikan etkisinden esinlenilmiş kesimler ve hayvansal figürler mevcut.
   Onun dışında zımbalar kanatlar, püskül ve fırfırlar, lastikli paçalar,yaldızlar, bol bol görülüyor.












 










   Koleksiyon gördüğün üzere çok dikkat çekici. Ve buradakilerle de sınırlı değil. En iyisi sen hemen adidas orijinals sayfasına uğra ve oradaki diğer parçaları da gör.

   Ne? Hangi havayı mı severim? Hiç sormayacaksın sandım =) Maxx....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...